FİDYE

Herhangi bir farzından birini yerine getirmeye gücü olmayan bir kimsenin Cenâb-ı Hak'tan özür dilemek kasdı ile, verdiği para veya sadaka. * Esir veya kölelikten kurtulmak için verilen para. * Fık: Fakirin sabahlı akşamlı bir günlük yiyeceği

Yeni Lügat Türkçe Sözlük . 2009.

Look at other dictionaries:

  • fidye — is., Ar. fidye Tutsak edilen veya rehin alınan bir kimsenin serbest bırakılması için istenen para, kurtulmalık, fidyeinecat Baskı altında tutulduğunu bilip fidye vaat ederek seni kaçıracak birini aramışım. K. Bilbaşar Birleşik Sözler fidyeinecat …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • FİDYE-İ NECAT — Bir kimsenin esirlikten veya başına gelen bir belâdan kurtulmak için, kendisi veya kendi namına başkası tarafından mecburen verilen para vesaire hakkında kullanılan bir tabirdir. Tabirin karşılığı, can kurtarma akçası demektir …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • İFTİDA' — (Fidye. den) Fidye vererek esirlikten kurtulma …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • yolug — fidye, feda, kurban I, 210, 243, 399; III, 13, 333 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • MÜFTEDÎ — Fidye verip esirlikten kurtarılan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MÜNFEDİ — Fidye verilerek kurtarılan esir …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • İFDA' — Fidye kabul etme …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • fidyeinecat — esk., Ar. fidye + necāt Fidye …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kurtulmalık — is., ğı Fidye …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dağa kaldırmak — (birini) birini, herhangi bir amaçla, zorla dağa veya ıssız bir yere götürüp orada tutmak Yalnız Efe den kimsenin şikâyeti yokmuş. Ne kimseyi dağa kaldırırmış ne de fidye istermiş. Ö. Seyfettin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.